10 Ağu 2010


Ve geldi gene gözümüz yollarda kalmıştı.
Ne vakit geleceğini bilsek de her seferinde merakla bekler olduk yollarını.
Bu sene başka bir vakitte geldin.
Kıymet bilenlerin daha çok bildiği , bilmeyenlerinse daha çok vazgeçtiği günlerde.
11 ayda güzeldir ama senin yerin ayrıdır inananlarca.
Yaşayanlar için çok farklıdır yerin.
Şehir bile senin için süslenir, kuruluverir mahyaları.
Sofralar daha bir özenlidir rıza için sabredenlere özel.
Edilen dualar daha kıymetli olur seninle.
Ya durulan namazlar, teravih
Herşey ayrıdır yaşayan için seni.
Her nimetin kıymetini bilmek ayrıdır seni tanıyanlara.
Hoş geldin ey sevgili ramazan!
Hayırla geçireceğimiz ramazanlardan olman duası ile...

8 Ağu 2010



Yorgun bir günün ardından -o gün gene pazar-
Ve gördüğüm bi yerden ,aklımda kalan hoş satırlar

Esrarını dil zaman zaman söyler imiş
Aşk ehli olup da ,mihnet-i cihana
Ben sabr ederim diyen yalan söyler imiş...


Şimdilerde anlamı:
Gönül senin sırlarını zaman zaman söylermiş
Gam,dert, tasa vaktinde destan söylermiş
Aşık olup da ayrılık derdine,kederine,belasına
"Ben sabrederim" diyen yalan söylermiş...
Haleti

4 Ağu 2010

Hayalim de ki zaman


Hayalimde ki mekan buralar gene, zamansa çoktan tüketilmiş durumda
Biliyorum hep tarihi güzel yönleriyle görüyoruz
Biliyorum o zamanda insanlar hep çalışırdı
Biliyorum ne ısınmak için kombi ne çamaşır için makinesi ne sıcak su ne internet ne o ne bu vardı
Biliyorum zengin zevk sefa içinde fakirse son derece fakirdi
Biliyorum kadınlara fazla değer verilmezdi 4 hatun bir adamın eşi olurdu
Biliyorum kadınlar hep geri planda kalırdı
Biliyorum gezmek çok zordu
Biliyorum biliyorum biliyorum
Şunları da biliyorum:
Tarihin kötü yönleri var.Şimdilerde ise hem tarihin hem insanların en kötüsü var.
Şimdi insanlar gene çalışıyor.Fark şu eskiler kafalarını yatağa koyduklarında ya da dışarıda dolandıklarında huzur bulurken şimdilerde huzur huzursuzlukla çarpım halinde her halukarda negatif yani.
Evet elektronik eşyalar yoktu ancak eşyalara hizmet edene de yoktu, sadece adamlar kendilerine yetecekle meşguldü.
Zengin fakir ayrımı her dem var.Belki şuan uçurum yok ancak insanlar şimdilerde her şeyi kılık kıyafet,marka,iş güç,makam mevki hastalığı olarak görüyor.
O zaman en azından 4 kadının bir eşi olurdu şimdilerde ne adamların eşi belli ne kadınların(!)
Şuan kadınlar pek bir ilerlemiş mi ki? Eskilerde belki kadınlar narin hatunlar olarak görülürdü. Şimdilerde adam eşitiz diye kadınla evde uzakdoğu spor müsameresi yapıyor kazanan ve dayak yiyen kadınlar,işe gidip ev işi yapan kadınlar vs...Bu mu kadının değeri???
Evet gezmek zordu.Ancak güzeldir diyorum bir çok şeyin tadı.
O zamanın ramazan gecelerinin , bayram günlerinin, düğünlerin tadı ayrıdır.
Şimdi eğlence için insanlar bir makine başında saatler harcıyor o zaman insan insanla vakit harcıyordu.Seviyorum o dönemleri,seviyorum divan şiirlerini, seviyorum yozlaşmamış aşklarını...
Biliyorum bu dönemde yaşamam hayırlı, gerekli diye Rabb bu döneme nasip eyledi beni.
Ancak merak işte.Her Topkapı sarayına gidişte bahçede koşmak istiyorum.
Seviyorum o dönemi o şahşahayı OSMANLI'yı...

31 Tem 2010

ALİCE HARİKALAR DİYARINDA



Bir kaç film izlememe rağmen bunun hakkında yazmayı uygun gördüm

İzleme fırsatını bugün bulduğum yeğenlerimle beraber seyre daldığım film

Çizgileri çok kaliteliydi

Çok emek olduğu belli

Konu olarak farklı bir şey beklememeli sonuçta Alice hala harikalar diyarını ziyaret ediyor:)

Oyuncular renkler muhteşemdi.

Çocukken Tim Burton'un Beter böceği'ni çok severdim -hatta yeğenlerime bile izlettim şimdilerde:)- bu film de o tatlarda.

Konuyu anlatamam merak eden izlesin.

Fakat şunu diyeyim çocuklar çok hoş algılıyor

Filmde geçen bir sahne var ufak kız "baba ben keçileri kaçırıyor muyum?" diyor, yeğenim bu deyimi bilmiyormuş meğer "o ne?" dedi, anlattım ve aradan zaman geçti.
"Ben kuzuları kaçırdım" dedi , güldüm. Ahh bu çocuklar!
Çocukça bakmak güzel , onlardan olmak güzel; bir çok kişi eleştirse de beni böyle olduğum için "sanırım bende kuzuları kaçırdım:))"

27 Tem 2010


Küçükken bir laf etmiştim hala ederim "herkes kendi penceresinin önü gibi görür dünyayı daha öteye geçmesi zordur"
Herkes kendi düşündüğü gibi bakar olaylara.Neydi o? hmm empati hep derler ya empati yapın.
İstesen de yapamazsın! Hep eksiklerde kalır o empati hep tamam olmaz.
Bugün bunu çok yaşadım:) ben gibi düşünmeyen bir sürü kişi vardı.
Anlamaya çalışmaktı elimden gelen herkes gibi.
Ama o pencere var ya; ne onlar beni anladı ne ben onları.
Tek tesellim en azından denedik, demek oldu.
Aslında en güzeli bu herkesin farklı düşünmesi farklı yaşaması.
Herkes aynı şeyi sevseydi sevilecek hep aynıları olurdu ,herkes aynı hayali kursaydı herkes yaşadığı için bir anlamı olmazdı, herkes aynı olsaydı yeni şeyleri öğrenmek ne mümkün , herkes aynı aynı aynı olsaydı çok sıkıcı tek bir düzeyde olurdu hayat.
Farklılıklardan ne çıkardığımız önemli sanırım.
Farklılıklar insanları değerli kılıyor bazen kızsamda.
Tam bir dengede yaratılan dünyada çok şanslıyım ,herkes gibi benden de bir tane var ve bana özel benim pencerem (dünyam) :))

26 Tem 2010

SENİ SEVİYORUM YAĞMUR...

Öyle çok istedim ki yağmurun yağmasını bugün.
Sanki toprak da ben gibi susamış sandım
sanki o da özlemiş tınısını yağmurun
İnsanların yozlaşmış, abartılmış bünyelerinden toprak da sıkılmış gibi hissettim
Belki yağmur yağınca dakikalarca olsa bile insanlar toplanırlar
Belki yağmurdan her şey rahatlar diye hissettim
Yağmur yağmadan önce "baba sence bugün yağmur yağar mı?" demiştim
Ve babamın "bilmem" sözcüğünün ardından başladı o güzelim damlalar
Bugün berattı bugün bu yağmurla daha güzel olduğunu hissettim
Önce uzattım kafamı balkondan damlalar bana çarparak düştü sonra izledim yağmurları
o damladı ya da ağladı ben izledim
Her damlada ayrı melek vardı
Ve her damlanın tek bir Hükümdarı vardı
Her şeyin tek Hükümdarı
Bugün berat bu damlalar gibi dökülseydi günahlar,kirler,paslar
Bugün berat uysaydı sözünde dursaydı yağmur gibi gönüller
Tek sahibinin derdine aşkına yansaydı
Bugün berat bir senelik yolların çizildiği muhteşem gün
Yağmur gibi şaşırmadan yollarında yürüseydi
Bugün berat
Yağmur, berat ve dua ne güzel üçlü yönelmeye hazır...
Hayırlı kandiller...












24 Tem 2010


Pek bir ehli keyfim...
Ya da aklı bir karış havada.Doğrusu bazen aklın bir karış havada olması iyidir.Daha net görünür hayat daha kuş misali bakışı atıverirsin dünyana.Bu da birçok şeyi anlamak için nimettir aslında!