4 Ağu 2010

Hayalim de ki zaman


Hayalimde ki mekan buralar gene, zamansa çoktan tüketilmiş durumda
Biliyorum hep tarihi güzel yönleriyle görüyoruz
Biliyorum o zamanda insanlar hep çalışırdı
Biliyorum ne ısınmak için kombi ne çamaşır için makinesi ne sıcak su ne internet ne o ne bu vardı
Biliyorum zengin zevk sefa içinde fakirse son derece fakirdi
Biliyorum kadınlara fazla değer verilmezdi 4 hatun bir adamın eşi olurdu
Biliyorum kadınlar hep geri planda kalırdı
Biliyorum gezmek çok zordu
Biliyorum biliyorum biliyorum
Şunları da biliyorum:
Tarihin kötü yönleri var.Şimdilerde ise hem tarihin hem insanların en kötüsü var.
Şimdi insanlar gene çalışıyor.Fark şu eskiler kafalarını yatağa koyduklarında ya da dışarıda dolandıklarında huzur bulurken şimdilerde huzur huzursuzlukla çarpım halinde her halukarda negatif yani.
Evet elektronik eşyalar yoktu ancak eşyalara hizmet edene de yoktu, sadece adamlar kendilerine yetecekle meşguldü.
Zengin fakir ayrımı her dem var.Belki şuan uçurum yok ancak insanlar şimdilerde her şeyi kılık kıyafet,marka,iş güç,makam mevki hastalığı olarak görüyor.
O zaman en azından 4 kadının bir eşi olurdu şimdilerde ne adamların eşi belli ne kadınların(!)
Şuan kadınlar pek bir ilerlemiş mi ki? Eskilerde belki kadınlar narin hatunlar olarak görülürdü. Şimdilerde adam eşitiz diye kadınla evde uzakdoğu spor müsameresi yapıyor kazanan ve dayak yiyen kadınlar,işe gidip ev işi yapan kadınlar vs...Bu mu kadının değeri???
Evet gezmek zordu.Ancak güzeldir diyorum bir çok şeyin tadı.
O zamanın ramazan gecelerinin , bayram günlerinin, düğünlerin tadı ayrıdır.
Şimdi eğlence için insanlar bir makine başında saatler harcıyor o zaman insan insanla vakit harcıyordu.Seviyorum o dönemleri,seviyorum divan şiirlerini, seviyorum yozlaşmamış aşklarını...
Biliyorum bu dönemde yaşamam hayırlı, gerekli diye Rabb bu döneme nasip eyledi beni.
Ancak merak işte.Her Topkapı sarayına gidişte bahçede koşmak istiyorum.
Seviyorum o dönemi o şahşahayı OSMANLI'yı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder