14 May 2010


Bu sınav denen şeyi kim icat etmiş bilmiyorum.İnsan" artık yeteeer!!" diyor.
Hep sınavlar var hayatımızda.Nefret ediyorum bazen ,ne gariptir ki o nefretlere inat edercesine gene de burnumu daldırıveriyorum havasını teneffüs için.
Trt'de bir program vardı "hayatımız sınav" diye ,hayatımda sınav olmadığı zamanlarda izlediğim bir programdı....Gerçekten "hayatımız sınav!"...
Ya aslında bendeki belkide abartılı mızmızlanış millet kadar sınava da girmedim;ama sınavlar bana göre değil sanırım.Neyse sıradakileri halladelim de ne zaman pes ederim artık bilmem...
Sıkıntılı ders anından kesit fotoğrafım... Ders çalışmak renkli gelsin diye kalemi de renklendirdik ama nafile....
Çalışmam gerek... çooook çalışmam gerek.... çok çoooooook çalışmam gerek.... Ama çalışmasam da dünyanın sonu değil:))) olabilir yani.... vesselamm.....

3 May 2010

Günüm

Senelerdir yapmadığım bir şeyi yaptım bugün...
Otobüs ya da tramvaydan fırsat bulup binemediğim trene bindim.
İstasyonların havası bile ayrı bir hoştu,yeşillikler içindeydi.Yolculuk pek bir yakına Florya'ya olsa da çok eğlendim.Trenin tıkır tıkır işlenen sesi , eskimiş zor açılan kapları herşey eskiye dairdi.
Çocukken babamla yaptığımız tren yolculukları geldi aklıma.
Bize hep kızardı "Raylardan uzak durun!" diye...
Eski;ama güzel günlerdi.Belki sürekli yaptığım şeylerden biri olsa bu geziler eskiler böyle kıymetli olmazdı kim bilir?
Birde bugün ilkkez bu kadar düşünce okumak istedim.Ne güzel olurdu kafamı kurcalayan insanları anlayabilmek,amaçlarının ne olduğunu çözebilmek. Kendime kızıyorum umduğum kişilerin farklı kişiler olduğunu gördüğüm için.İşte bu düşünce okumak işi olsaydı böyle sorunlar olmazdı:))) neyse. yoksa böyle bir şey vardır Yaradan'ın buna koyduğu bir hikmet....

1 May 2010

Senin dünyan neresi???



Hepimiz aynı gezegenin insanlarıyız.Gezdiğimiz uzay aracı aynı hepimizin.Hepimiz uzaylı/dünyalıyız.

Çok insanevladı sanmıştır aynı dünyaların evlatları olduklarını;lakin insanın dünyasını sadece kendi bilir.Bir iç alemi vardır bir de dış.İkisini de yaşayan insancığa kalmıştır.Ya seyran eder dünyada ya iç aleminde seyri sefa eyler ya da olduğu yerden bir adım atmaya korkacak kişiliktedir.Herkesin dünyasını kendi bilir.İçi dışı her şeyiyle kendine has yaratılmıştır dünyası.

Hiç kimsenin ki diğerininkinin aynı değildir. Sadece yaşayana özeldir...

Dünyaları bir birlerine benzeyenler ortak noktada birleşir.Anlaşması kolay olur.Renkleri daha çabuk uyuşur.Tabi buradaki yakınlık ulaşılması zor iç dünyaya özeldir.

Ne derdi eski Türk filmlerinde "Biz ayrı dünyaların insanlarıyız kuzum" :)))

evet herkes ayrı dünyaların insanı! Ne güzel...

17 Nis 2010





Sadece hamallar mı yük taşır sanırsın?

Birde görülmeyen yükleri taşıyanlar vardır.

Kiminin elindedir o yükler kiminin gönlünde.

Ne ölçülür ne biçilir...

Fiyatta biçilmez o ağır yüke!









16 Nis 2010

HIRÇIN SEVGİLİM


Evvel zaman içinde izlediğim bir film...

Çok fazla Kore filmi izlemişliğim yok bir kaç adet izledim.Bütün izlediğim Kore filmlerindeki en hoşuma giden kısım doğal olmaları.Bu filmi de ondan sevdim.

Her halukarda filmlerde kızlar güzel bakımlı olur burada öyle bir şey yok,uyursun,yatarsın,kalkarsın vs. vs. ;ama filmlerde hep kapanır bu mevzular.Sanki farklı dünyaların insanlarıymışlar gibi gösterilir filmlerdeki çiftler.Biz dünyadan, onlar dünya dışı hep güzel şeyler olan gezegendenler gibi.Kore filmlerinde bu yok.Çok hoş herşey doğal, sevimliler:)) Bu filmde çok eğlenceli.Manyak ,deli dolu kimseyi takmayan bir kızla sakin bir genci anlatıyor.Bu filmin Hollywood versiyonuda var.Dayanırmı Hollywood hemen çekmiş bundan sonra;ama çok farklı.İki şeklinide izledim bu çok ayrı.Ciplerinizi hazırlayıp izleyebilirsiniz şöyle eğlenceli dostlarınızla....

İyi seyirler...

13 Nis 2010

Rahmet mi zahmet mi???



Bir damla misali düşmedik mi gökten?

Yağmur yağınca hep denmezmi "Rahmet yağıyor"?

Rahmeti hep göklerde midir?

Hz. Adem'in geldiği yer uçsuz bucaksız sema değil midir?

Ne kadar çabuk unuttuk her şeyi.Yaratılışımızı ,yaşayışımızı,varlığımızı,yokluğumuzu...

Rahmet olarak gönderilenin yardımcıları değilmiyiz?

Bu ara düşünüyorum "bu dünyada devamlı mutluluk beklemek ahmaklıktan başka bir şey değildir" diye...

Geçici alemin boş lafızlarıyla doldurduğumuz hayatın anlık hoşlukları var sadece.

Kim tamamiyle bana yeter yaşadıklarım mutluyum başka bir şey istemem der ki?

Belki de istemek gerekli.Eğer istemezsek asıl o zaman mutsuzlaşırız, eksiksiz olduğumuz sanıp kuvvetlendiririz enaniyetimizi, hep durduğumuz noktada kalırız faydasız olan taş misali(hoş o bile faydalı değil mi? Bir görevi vardır)

Ama insan bazen o görevi bile yerine getiremez! Taş kadar olamaz! Görevlerini hiçe sayar.Yaşar yaşar çekip gider aledmden ne izi kalır dünyada ne iz götürür öbür tarafa.Boş yaşamın sonucunda boşluk dolu bir hiç olur...

Rahmetken zahmet olur...