31 Mar 2010

BU filmi kutuya koyun, bir daha da çıkarmayın!!!


Bir kaç gün evvel sinemaya bedava bilet kazanmanın keyfiyle gittik.
Malesef ki vakit darlığından başka gün gidememenin dezavantajından saatleri uygun olan filme girmeye karar vardik.Ve karşınızda "The box = Kutu"
Filme girerken 13+ vardı.Ben yabancı korku filmlerinden pek korkan tiplerden değilim inançlarıma uymadığı gibi hayal tadında izlerim.Fakat; film güzel olunca etkilenirim.Bu filmin her ne kadar oyuncuları romantik komedi oyuncuları olsa da şansmızı deneyelim,dedim.
Ve girdik filme.Hayatımda izlediğim en berbat filmlerden biriydi!
Eğer paramla girseydim acırdım verdiğim miktara.Çok mu uğraşmışlar bu kadar kötü film yapmak için.Her şey berbattı.Sanırım o yüzden sırf oyuncuların adı var diye vizyonda.
Tamamiyle kadro romantik komedi kadrosu.

Film şöyle ilerliyor.Tanımadıkları bir adam evli bir çifte bir kutu getiriyor.Kutudaki düğmeye basınca para kazanacaklatını söylüyor ama hiç tanımadıkları birilerinin öleceğinide ekliyor.Velhasıll Cameron Diaz abla dayanırmı basıyor kutuya :)) olaylar gelişiyor.Ne korktuk ne korktum.Berbattı!Etkilenmedim bile...
Birde sonradan gördüm bir kaç eleştirmen vs. filmi beğenmiş.
Bunu beğendiklerine gör ben çeksem oscar verirlerdi sanırım :))

28 Mar 2010

Haberlerde gördüm pek bir hoş olmuş


Genç siviller, 1.geleneksel CHP Anayasa mahkemesi dosya taşıma yarışması düzenlemiş.

Her Anayasa değişikliğinden sonra Anayasa Mahkemesine koşan CHP 'yi yoğun günlerin beklediği bir dönemde yüklerini hafifletmek için bir yarışma düzenlenmiş.

Pembe bir dosyanın içinde boş kağıtlarla Chp binasından Anayasa mahkemesi binasının önüne koşma yarışı.

Kazanan Chp'ye hediye edilecek dosya taşımak adına :))

Hayatımda gördüğüm en güzel protestolaradn biri.Çok manidar ve eğlenceli.İnsanlar böyle bazı şeyleri anlatmaya çalışınca ne iyi oluyor kazasız belasız.Genç siviller baya dikkat çeker oldu.Bazı hareketleri çok anlamlı."Darbedar olduk" da çok iyidi :))

Bazen düşünüyorum da eski gençlik çok aktifmiş bizse sadece kendi inandıklarımızı pasif yaşıyoruz yoğunluğumuzdan.Bu gibi aktiviteler gerekli düşünenler adına.

Tebrikler genç siviller...

Birilerinin bamteline dokunmuştur umarım...

27 Mar 2010

Ne muhteşem şeydir huzur.



Zor bulunur az kıymet bilinir şeydir huzur.Şöyle de denebilir aslında; bulmadığımızı düşünsekte içindeyizdir belki, çok yakındayızdır anlayamayız.Her şeyde huzura dokunmak mümkündür.Kimi yolda yürür önünde onlarca güzellik vardır fark etmez kimi onları görmez ama bilir , hisseder.

Aklıma bir abla geldi.Hiç ummadık bir anda bizler hazırlıksızken en şiddetli haliyle yağmur yağdı.Herkes nasıl eve gideceğini planlarken o abla camdan yağmurlara ve dökülmüş olan yapraklara bakarak "ne kadar güzel duruyorlar değil mi?" demişti.İnsan görmek istediğini görüyor o an çok daha iyi anladım.Huzur aslında onun yüreğindeydi.

Ne muhteşem yaratılmıştır huzur!

Kimi dört duvar arasında bulur kimiyse en kalabalıkta kimi dünyanın bir ucunda en yakınında kimi belki yemek yerken bulur kimi bir musiki tıkırtısında..

Herkesin ortak noktası olsada hepsi birbirinden dip noktalarda.

Huzur ne çok aranan şey!



Ama hep yürekte olan şey...

Hayallerimizde şöyle bir güzargahta olsa da öyle olmayan şey!

İyi ki de öyle değil.Herkes oraya gidemez ama herkes içinde gezinebilir:)))





















26 Mar 2010

Eskilerden...ŞİİR



Beni yalnız bırakın ölmek istiyorum zindanlarda!
Hayallerimi alın varımı,yoğumu,malımı
Çok uğraşıp satın aldığım tarlamı
Aç kalmamak için kazandığım paramı,
Kalemimi, kağıdımı
Gönlümde bir gül vardı O'na bile dokunmam
Daha yeni açmıştı
Daha adımı bile sormamıştı
Kahverengi gözlerine daha bakamamıştım!
Ama istemem!
Hepsini alın hayatımı, canımı,
Henüz yaşayamadığım mutluluklarımı
Babamdan yadigar kalan kıymetli saatimi
Açın çekmeceleri bulursunuz!
Doymazsanız alın zamanımı!
Geçmişimi alın en afilli halimi
Alın adımı,şöhretimi,sanımı
Ama yalnız bırakın
Dokunamayacağınız imanımı!
Beni yalnız bırakın ölmek istiyorum zindanlarda!
Buraya atsanızda şehit olarak
Şahadet şerbetiyle kana kana...




Bugün, Çanakkale şehitlerini anmak için belediyenin kurmuş olduğu çadırlara uğradım.
15 Dakika kadar konuşma dinledim onların hakkında...
Sonra düşündüm ne kadar layığız onlara?
Yada Çanakkale'yi geçmek sadece fiilenmi olur diye?
Evet o zaman geçmemişti kimse oraları.
Şuan ne durumdayız Allah bilir.
Onlar canlarından vazgeçip bize bu toprakları bırakırken onları 15 dakika dinlemek bile ağır geliyor bize.Masal kıvamında hayallere dalar gibi dinliyor ve izliyoruz belkide.Ama her ne kadar umursuzluklar olsada insanların merakı takdire şayan.Belediyenin kardeşlik bilincini hatırlatmak için kurduğu çadırlar;anlatımlarıyla,eskiye ait eşyalarıyla o zamanları anlatan resimleriyle çok güzeldi.Tebrik etmemek elde değil bu belediyecilik anlayışını.
Farklı bir gündü...
Şehitlerin her zaman bizi hissettiklerini bana anlatan bir gün.Rabb'imiz bize bildiriyor ya "onlara ölü demeyin" onlar bizden daha canlılar.Ne güzel olurdu kim bilir şehit olmak...
Akif ne güzel demiş:"Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber..."

24 Mar 2010

Bu ara taktım... Çok eğlenceli sakin masum:)))


Owl City - Fireflies
Yükleyen OwlCity. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

TEZHİP




Gönlün gözle doymasıdır...


O muhteşem harflerin kıymetini anlatmaya yarayan ince ince göz nuruyla işlenmiş dokunuşlardır...


Motifin hayal dünyasından gerçek dünyanın etekleri olan kağıda oradan gönüldeki; inceliğin, sabrın birleşip fırçayla dost olduğu çizgilerdir...


Tezhip; müzehhibenin aşkı...


Tezhip; düşüncelerin yok olması ruhun huzura kavuşmasıdır...




Ben gibi aceminin acemi yakarışlarıdır:)))


Usta olmak her kula nasip olmaz öyle bir iddaamda yok ;ama belki bir gün işte... inş. :))