29 May 2011
14 May 2011
Çilek mesiminde Merhaba:)
Hiç yazasım yoktu.Zaten çok ele gelir şeyler de yazdığım söylenemez:)
Neler geldi geçti görüşmeyeli?
Ne değişiklikler oldu hayatımda ne beklentiler...
Aslında bugün de çok yorgunum ama müzik dinlerken yazmak geldi içimden.
Ne hoş şarkı Emre Aydın'ın Son defa'sı. Özellikle giriş müziği:)
Güzel nasıl da belli ediyor kendini değil mi?
Mesela çilek.Tadından ziyade görüntüsü muhteşem bir meyve bence çok renkli.
Seviyorum ona bakmayı:)
İnsanın sevdikleri insanın iç dünyasını oluştururmuş.Her şey de bir detay olduğuna göre ne kalabalık o dünyamız.Bir de ufak tefek şeylerle uğraşan biriysek.
Ufak tefeklerle dolu tren kıvamında hayatım var sanki.Her vagonda binlerce ıvır zıvır. Kimi luzumlu kimi bomboş.Kimi net kiminin varlığı yokluğu belli değil kimiyse bariz yok!
Hayırlısı ne diyelim. Belki şu bir kaç zamanda hayatımı değiştirecek olaylar olabilir. O yüzden çok çok hayırlısı diyorum. Herkes için de:))
16 Şub 2011
MY GİRL
Ve bitirdiğim 3. Kore dizisi "My girl"."İşin gücün yok kore dizisi izliyorsun" demeyin! Çünkü son bölümü 1 2 haftada zor bitirdim:) hem toplam 16 bölümlük diziler falan... Yok pardon şimdi aklıma geldi bu 4. dizim Düşlerimin prensi'ni de atlaya atlaya bitirmiştim:)
Gören de tüm sınavları verdim de atamam olacak pek bir sevinçliyim sanır:)
Ama bir şeylerin bitmesini seviyorum napayım.
Kısa bir dizi görüşü verelim.
My girl:
Çoook çok çok muhteşem bir dizi değildi.Ancak eğlendim izlerken. Ben zaten dizi seçerken direkt ortadan baktım nasıl diye 12. bölüme denk gelmişim.Bir sahne izledim karar verdim.
Konusu şöyle yalancı bir kız var(bu arada bence bu diziyi sevimli yapan bu kız) parayla yalan söylüyor işler sarpa sarıyor.Tam bir uzun hava şeklinde uzun soluklu romantik komedi dizi yani.
Öyle işte...
Gelmişken biraz dert yanayım.
Kafam çok karışık aklımda hep sınav var ama çalışasım yok.
İnş. her şey umduğumdan muhteşem geçer.
Gün boyu dışardaydım ailemle gezmek pek bir güzel geldi.Küçüklüğümdeki gibi.Fakat sonlara doğru yaşlandığımı hissettim.Sanırım gezdiğim grup orta yaş üstüydü ondan.
Dizilerinde etkisiyle çekiklere sempatim var demiştim.Benim alerjim var toza karşı falan hemen hapşururum.Bugün hapşurunca çarşıda çekik bir abla taklitimi çıkardı.Sonra gülmeye başladık beraber.Çok sevimliydi:)) ahh dedim bi iki kelime bilseydim ajumma ajussi oppa dışı sohbetimiz öte olurdu hani:))
Neyse görüşürüz sevgiyle kalın...
:)) mailler için teşekkürler....
9 Şub 2011
KADER
Her şey yazılmış daha en evvelinden.
Yazıldığı için yaşamayız yaşayacağımız için yazılmıştır.
Ne muhteşem bir ilim.
Yüce Allah nasılda bilir biz kullarını.
Her adımımızı her nefes alışımızı.Bizim bilmediğimizi, bize ait olduğunu sandığımız sayamayacağımız kadar binlercesini.İnsana şah damarından daha yakın olması Kaf suresinde bildirilir.Bizi bizden öte bilir.Her şey Yaratanın dilemesiyle olur ancak bize seçim hakları vermiştir.
Hayat, kader insana ait tüm esrarengiz bilgiler eğer gidişatını kontrol edemezsek; uçurumdan giderken yola bakmayan, gözü görmez taklidi yapan şöföre benzer halimiz.
Uçurumu iyi seçmeli yolları iyi keşfetmeli.
Allah herkesi miyop ,astigmat ve bilumum göze dair hastalıktan muhafaza eylesin.
Bu duayla aslında denmesi gereken gönül hastalıklarını def eylesin.
Kaderde görelim neler kaza eyleyecek.
Dilerim her saniyesi güzel olsun.
3adımlık ömrümüzün (doğum,yaşam,ölüm) asıl sahibiyle olmasını dilerim.
Dilerim herkes mutlu olsun.
Herkes 2 cihanda da saadette olsun dilerim.
Dilerim o deftere yazılı olan her şey hayırla dolu olsun.
Dilerim yolumuz hep aydınlık olsun.
Dilerim iyi insanlar olsun yanımızda, hayatımızda.
Ve dilerim dualarımız hayırlısıyla kabul olsun...
Sevgiler....
18 Oca 2011
Başarı
Acaba nlp ne derece doğru?
Ben başarabilirim demek gerçekten kazandırır mı?
Kazandırıyorsa bana niye olmuyor.Ne zaman yapamam dediysem o zaman hep başarılı oluyorum.
Başarı dediysem sadece insanlar iş hayatında başarılı olmaz bi kere bunu tekrar hatırlatmalı.Kimi insan başarılı işçidir kimi başarılı anne kimi başarılı öğrenci kimi başarılı eş uzar gider.Maksat bulunduğumuz rütbe neresiyse orada işimizin hakkını vermemizdir.Ben başarılıyım, demek beni her zaman korkutur ya da "başarırım" demek.Ama öyle diyor uzmanlar gerçeketen öyle mi acaba?
Tabi öyle olsa bile haddi aşarak böbürlenmeyle bir iş hayırlı olacağını sanmam.O ince çizgi var ya kendine güvenme ve böbürlenme arasında işte tam orada durmalı.Pek bir zor aslında.Belki de her nerede olursa olsun başarılı insanlar o çizgide kalmayı başaranlardır.
İşte ben o insanların hikayelerini okumayı ya da filmlerini izlemeyi çok seviyorum.Bu küçüklükten gelen bir alışkanlık olsa gerek.
Ve aklıma "Asla teslim olmak yok" filmi geldi.Çocukluğumda beni çok etkileyen filmlerden biridir.Genç adam Bruce Lee'nin mezarında ağlar.Daha sonra mezarlıktaki Lee ona yardım eder ve çalışırlar.Bu yardım etme kısmı bizim aksakallı dedelerinkinden olsa gerek:)Çocuk çok çalışır.İşte benim sevdiğim kısmı bu :sonra olur istedikleri.Filmin adını unutmuştum.Netten baktım.Meğer film 1986 yapımıymış.Yani benim doğduğum tarih ve bilmiyorum bu filmi kaç yaşımda izlemişimdir.
Başarı hoş şey.Nlp ile başka bir şey ile motivasyon şart.Ama herkesin ne derece nabzına şerbet vermekli bilmem.Ben bu nlp olayını pek beceremiyorum becerenleri tebrik ediyorum.
Başarı güzel şey Allah isteyenlere nasip eylesin...
11 Oca 2011
Düşeyazdı düşerim
Zamanın rengine o da uymak istedi.O da kendini ağlatmak ve aldatmak istedi.
Onun da vazgeçmek çeldi aklını.
Herşeyi bırakmak ,vazgeçmek,çabalamamak, sadece tembelce beklemek onun da kanına girmişti.
Düşlerini terk etmeye kararlıydı.
Düşeyazdı düşlerim!
Son anda tuttum...
Ağır geldi ona geri dönmek.
Her şeye tekrar direnmek ;ama tuttum.
Kararlıydım...
Daha yola yeni girmişken pes etmek olmamalıydı.
Zordu düşlerimle kendimi zapdetmek.
Oldu...
Düşler bana olup olmaması Yüce Yaradana kaldı...
Bekliyorum sadece.
Duayla yalnız hayırlı duayla...
8 Oca 2011
Ne yazacağını bilmeden yazılmış satırlar!

Ne yazacağımı bilmeden başladım harcanası satırlara.
Maksat kullanmak oldu.
Kötü emellerime alet ettim belki de:)
Keyifli gibiyim değil mi? Bence de.Aslında keyifsiz hallerimiz keyfin kapısını zorlamasıyla olmuş dakikalarda gibiyim.Bir taraf girmek için acele ederken diğeri almamak adına bıçak bile bilemeye niyetliydi.Ve bir müddetliğine izin verdi.O müddette keyfin içinde gezme keyfine erişmiş bulunmaktayım:)
Geçen haftalarda gemi ziyareti sonrası süre gelen bi sürü dünyanın boş olduğu ve ne kadar iğrençlik içinde yaşadığımızı düşünmekten yoruldum sanırım.Nasıldı o söz tam hatırlamıyorum -şu ahjummalar aşkına olan diziden:) (oh my lady)- :ben bir pisliğim!Bana bulaşmıştır çünkü pisliğin içindeyim.Gibi bir şeydi.Herkes gibi yani...
Sınavdan aldığım nota sonsuz şükürler olsun...Onda bile bana dair bi eksiklik hissettim sevinme açısından.
Hasılı öyle sıyrılmışım ki hayatın penceresinden tekrar asılacağım günü beklermişim gibi.Bugün erkenden bir şarkıyla uyandım "OPPA... pattarira ratta tatta katta tattarira satta" :))) (oppa hariç gerisi uyduruk dil pelesenki) Her neyse.Tezhip için aradığım damlalatımı buldum o bile mutlu etmişti beni.Önceki gün attığım tahrirden bile bu kadar keyf almadım ne alakaysa.
Sonra okuduğum romana döndüm "Korkma ben varım" bol bol gülümsedim:) Gıcırbeye sepmati duydum.Ailesinin halleri hoşuma gitti.Ve hala kulağımda George Baker Little green bag var.Kitabın bitmesini istemiyorum ve yavaş yavaş okuyorum.
Toparlama vakti geldi değil mi?
Yani dünyada bir sürü üzücü olay geçiyor malesef bize dair veya bizle alaksız bizi sarsan.Onları unutmadan bir yerlere tutunmak gerekli.Yoksa öyle bir hal alıyoruz ki o üzücü olaylara dayanacak mecal kalmıyor ve eriyoruzzzz...En iyisi elimizden geleni yapmalı.Ve karamsar olmamalıyız.Arada bir kafa dağıtmalıyız.
Sanki yeğenime öğüt verdim:)) Neyse Selametle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)