18 Tem 2010

,

Hem zehirdir zaman hem panzehir

Birden verdi de zehrini bitirdi sanırsın oysa daha vardır zulasında!

Bitmez öyle kolay kolay.Büyüdükçe çoğalır zehri ve ona inat panzehiri.

Bir dokundumu o yakar ta içeri nerede olduğunu bilemeyecek kadar içeri, o kadar içeri ki sana aitmi değilmi şaşırırsın bazen.O sızlayan yeri ara ara hissedersin.Zehrin dokunup yıprattığı mekan orasıdır çünkü.Sindire sindire kana karışır.Bir yerdeki hüzne bütün bir bünye alışır.

"Varmı benden bedbin?"dersin sesli sessiz yüreğine.

Ama boştur bu serzenişler.Gene o zehrin şifası zamanla kendini gösterir.

Ve hiç birşey kalmaz sonunda.

Az bir sızı diğer sızılar geldiğinde hatırlanılan.

Eğer ki şanslıysan o sızıda geçiçidir.

Şanslı olmak sızının geçiş müddetiyle alakalı değildir ama.

Nasiple alakalıdır.Sığınmayla dosttur, yakarışla kuvvetlendirir kendini.

Bu zehir ve panzehir olacaktır elbet. Kuvvetlenmek için dostu bulmak için...

Tek sığınılacak olana kavuşmak için şarttır zehir ve panzehirin iş birliği.

Ve sonunda o nasipli kısım kavuşur, yerine yurduna...

Kavuşmak ümidiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder