Kaç gündür pek bir yoğunum.
Sonbaharın verdiği iş güç vs.
Bu ara vaktimin büyük hazinesi yollarda geçti.İnsan yalnız kalınca yollarda yapacağı şeyler belli.Müzik dinle, kitap oku, etrafı seyreyle.Yolda aşırı ses açıp dinleyenlerden değilim zaten ,kullağına taktığında kulaklığı dünyadan bağlarını koparanlara da sinir olmuyor değilim.Herkes sağır modunda geziyor çünkü.Adama önemli bir şey dicek olsan avazın çıktığı kadar bağarman gerek bu da yolda sesim kaç oktav denemesi yapmaya benziyor ki gören "delidir ne yapsa yeridir" diyerekten hiç tınlamıyor.Diyeceğin adam dahil.
Oku oku oku bi yere kadar konsantre olunuyor.En çok yaptığım test çözmek zaten.Bazen kafa kalmıyor test mi beni çözüyor ben mi onu karışıyor durum.Kitap okuma kısmıysa tam heyecanlı kısma geliyorum hoop vakit bitti.Konu dağılıyor tekrar başa sar.Gene de yollardaki en ideal tercihim.İett'de eğer oturmaya yer bulursanız süper gidiyor:)
Ve üçüncü tercih:Etrafı seyr eylemek.Her zaman geçtiğim yollar olsa dahi boş gözlerle izlerim.Aslında o dışarıyı seyr eylemek gibi görünse de içindeki olup biteni eylemektir.Her şey gelir aklına:geçtiklerin,geçirdiklerin,geldiklerin,gelecek(lerin), tercihlerin, demediklerin, hüzünkerin, sinirlerin, mutlulukların, huzurların bir çok şey gelir...
Ve bugün üçüncü tercihimi kullanırken karşıdan gelen pembe başlı kamyon beni çocukluğuma döndürdü.Tıpkı küçük oyuncak kamyonlar gibiydi içinde kim bilir ne acayip şeyler taşıyan, dışı pamuk şekeri kıvamında kamyon.O "Al yazmalım, şöförsem günahım ne?,Beni de vur gülüm" nidalarıyla giden kamyonlardandı.Ama benim için sevimli kibar insanCIKların bulunduğu oyuncak kamyondu bir ara.Biz de oyuncak gibiydik.Onlar kadar temiz değildik!Onlar kadar içi dışı bir, onlar kadar kazasız belasız değildik! Gene de oyuncaklar gibiydik.Boş şeylerin etrafında dolaşan oyuncak insanlardık.Oyuncak hayatı ve oyunlar yaşıyorduk.
Tıpkı Kuran'da da dendiği gibi dünya hayatı oyun ve eğlencedir.Çokça düşünmeli aslında.Böyle işte günlerim geçiyor oyuncak dünyasında.Gerçekleri yaşamak dileğiyle!
