25 Haz 2010
21 Haz 2010
Kandilini yaktım hayatımın...
Hep bir ışık beklemek anlamsız diye.Önce yanmayı sürdürmek için oksijen şarttı açtım bütün pencerelerini yüreğimin...
Kandili bulmam lazımdı.En ücra köşede beni beklediğini biliyordum.Biraz zor oldu onu tozlu raflardan indirmek.Sadece raf mı tozluydu? Hayır bilakis kendiydi asıl kirlenen ve başladım temizliğe.Umutlarımla yıkanmış suya daldırdım kandilimi...
Tertemiz eyledim...
Nasıl mı yanacaktı?
Dua denen muhteşem ötesi oluşum bana yeterdi.Çok fazla şey yapmadım iki damla göz yaşı akıttım ateş için.Avucumda iki damla göz yaşı yeterdi.İki damla gözyaşım dönüşüverdi kibrite...
Tutuşturdu kandilimi...
Isıttı yüreğimi, buldu beni...
Çok özlemişim ısınnan yüreğimi çok özlemişim kendimi kendimde hissetmeyi çok özlemişim kendimden (kuldan) ötelere güvenmeyi...
Özlemişim...
Yaktım kandilimi artık! Gecelerin zifiri karanlığından korkmuyorum! Sadece kendime yetiyorum ışık aramıyorum...
9 Haz 2010
Hep saklıydı yüzün!
Kendini gizleyen cariye gibi...
Ben arayan oldum Kays misali...
Sense Leyla idin.Bir adını bildim bir seni...
Seni diyorum çünkü geçmiştim maddeden ben.
Ruhtu tek varlığım tek düşüncem.
Zaman işliyor sevdiğim hemde aleyhime.
Sadece benim aleyhime.
Tek tek atıyor senden uzak dakikalar yeni bir sayının üzerine.
Tek tek değişiyor saat adını yenisiyle.
Bense hep sana aşık bekliyorum!
Ben seni beklerken kimbilir sen hangi gönüle dem vuruyorsun?!
Ah minel aşk!
Sana itiraf kölelerine itiraftan pek zor!
Seçe seçe seni seçmek bana ağır gelen.
ahh aşk...
Tek derdim sensin...
Kimsin, nesin, rengin , şeklin ne bilmem.
Ama tek aşkım sensin...
Ben dedikleri gibi "aşka aşık biriyim" ve bu konuda çok yeniyim...
6 Haz 2010
Kaydol:
Yorumlar (Atom)