Katre-i Matem'den alıntı;
Bir kerre dokunsan teline saz-ı derunun
Bin türlü nevazişle düzelmez bozulunca...
Yeni Türkçesi:Gönül sazının teline hata ile bir kere dokunmaya gör; eğer bozulursa artık bin defa tamire kalkışsan yine de düzelmez...
Çok güzel Osmanlıca... Ne hoş beyitler var ahh ahh...
Şimdi nerde böyle ince ruhlar!
20 May 2010
19 May 2010
14 May 2010
Film izlemem gerekiyordu, "ne olabilir ne olabilir?" derken aklımda olan filme başladım... Karşınızda "Sherlock holmes"... Bir deli ve onun veziri edasında bir film. Delinin veziri olurmu demeyin , delilerde kendi alemlerinde kraldır belki de en mutlu krallardan:))) neyse konuyu geçeyim. Böyle akıllı zeki bir tip Sherlock.Döveceği adamın bile hesabını yapacak cinsten zeki.. Sonra yanındaki vezirle dolanmış ipleri çözüp sarıyorlar:)) vezirde doktor.Hasılı güzel bir film be yawww tavsiye edilir... Biraz pasaklı dünyadan elini çekmiş olsada izleyince "bir sharlock neden yok hayatımda:((( " dedim...
Hoş dünya üzerinde zeki adamlar az bana o azı denk gelmesi katrilyonda bi ihtimal bile değil:)))

Bu sınav denen şeyi kim icat etmiş bilmiyorum.İnsan" artık yeteeer!!" diyor.
Hep sınavlar var hayatımızda.Nefret ediyorum bazen ,ne gariptir ki o nefretlere inat edercesine gene de burnumu daldırıveriyorum havasını teneffüs için.
Trt'de bir program vardı "hayatımız sınav" diye ,hayatımda sınav olmadığı zamanlarda izlediğim bir programdı....Gerçekten "hayatımız sınav!"...
Ya aslında bendeki belkide abartılı mızmızlanış millet kadar sınava da girmedim;ama sınavlar bana göre değil sanırım.Neyse sıradakileri halladelim de ne zaman pes ederim artık bilmem...
Sıkıntılı ders anından kesit fotoğrafım... Ders çalışmak renkli gelsin diye kalemi de renklendirdik ama nafile....
Çalışmam gerek... çooook çalışmam gerek.... çok çoooooook çalışmam gerek.... Ama çalışmasam da dünyanın sonu değil:))) olabilir yani.... vesselamm.....
3 May 2010
Günüm
Senelerdir yapmadığım bir şeyi yaptım bugün...
Otobüs ya da tramvaydan fırsat bulup binemediğim trene bindim.
İstasyonların havası bile ayrı bir hoştu,yeşillikler içindeydi.Yolculuk pek bir yakına Florya'ya olsa da çok eğlendim.Trenin tıkır tıkır işlenen sesi , eskimiş zor açılan kapları herşey eskiye dairdi.
Çocukken babamla yaptığımız tren yolculukları geldi aklıma.
Bize hep kızardı "Raylardan uzak durun!" diye...
Eski;ama güzel günlerdi.Belki sürekli yaptığım şeylerden biri olsa bu geziler eskiler böyle kıymetli olmazdı kim bilir?
Birde bugün ilkkez bu kadar düşünce okumak istedim.Ne güzel olurdu kafamı kurcalayan insanları anlayabilmek,amaçlarının ne olduğunu çözebilmek. Kendime kızıyorum umduğum kişilerin farklı kişiler olduğunu gördüğüm için.İşte bu düşünce okumak işi olsaydı böyle sorunlar olmazdı:))) neyse. yoksa böyle bir şey vardır Yaradan'ın buna koyduğu bir hikmet....
1 May 2010
Senin dünyan neresi???
Hepimiz aynı gezegenin insanlarıyız.Gezdiğimiz uzay aracı aynı hepimizin.Hepimiz uzaylı/dünyalıyız.
Çok insanevladı sanmıştır aynı dünyaların evlatları olduklarını;lakin insanın dünyasını sadece kendi bilir.Bir iç alemi vardır bir de dış.İkisini de yaşayan insancığa kalmıştır.Ya seyran eder dünyada ya iç aleminde seyri sefa eyler ya da olduğu yerden bir adım atmaya korkacak kişiliktedir.Herkesin dünyasını kendi bilir.İçi dışı her şeyiyle kendine has yaratılmıştır dünyası.
Hiç kimsenin ki diğerininkinin aynı değildir. Sadece yaşayana özeldir...
Dünyaları bir birlerine benzeyenler ortak noktada birleşir.Anlaşması kolay olur.Renkleri daha çabuk uyuşur.Tabi buradaki yakınlık ulaşılması zor iç dünyaya özeldir.
Ne derdi eski Türk filmlerinde "Biz ayrı dünyaların insanlarıyız kuzum" :)))
evet herkes ayrı dünyaların insanı! Ne güzel...
Etiketler:
bana ait...,
bence,
benden hayat enstantaneleri:)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)